Dejeneratif skolyoz

Dejeneratif Skolyoz

Omurga eğriliği denildiğinde çoğu insanın aklına ergenlik çağındaki çocuklarda görülen idiyopatik skolyoz gelse de, omurga eğriliğinin bir de ileri yaşlarda ortaya çıkan bir formu da bulunmaktadır. Dejeneratif skolyoz, adından da anlaşılabileceği gibi, omurganın dejenerasyonu yani zamanla yıpranması ve aşınması sonucu ortaya çıkan bir omurga eğriliğidir.

50 ve 60 yaşlarından sonra, daha önce hiçbir omurga sorunu olmayan kişilerde, bel bölgesinde yeni gelişen C şeklinde bir eğrilik olarak kendini gösterir. Bu durum gençlik çağı skolyozunun aksine, omurganın bir büyüme bozukluğu değil, omurganın taşıyıcı yapılarının asimetrik olarak çökmesinin bir sonucu olarak karşımıza çıkar. İleri yaş grubunda bel ağrısı, bacaklara vuran ağrı ve yürüme güçlüğünün en sık görülen sebeplerinden biridir.

Dejeneratif Skolyoz Nedir?

Dejeneratif skolyoz, omurganın bel bölgesindeki omurların, disklerin ve eklemlerin zamanla yıpranarak bozulması ve bu bozulmanın omurganın bir tarafında daha hızlı ilerlemesi sonucu omurganın yana doğru eğilmesidir.

Omurgamızı bir binanın kolonları gibi düşünürsek, bu kolonun yapı taşları (omurlar) ve aralarındaki yastıkçıklar (diskler) ile binayı ayakta tutan arka eklemler (faset eklemler) mevcuttur. Yıllar içinde bu yapılar aşınır.

Dejeneratif skolyozda ise olan şudur; binanın bir tarafındaki kolonlar ve eklemler, diğer tarafa göre daha hızlı çöker. Omurganın bir tarafı sağlam kalırken diğer tarafı desteğini kaybedince, omurga kaçınılmaz olarak zayıf olan tarafa doğru eğilmeye ve yıkılmaya başlar.

Bu durum ergenlikte başlayıp yetişkinlikte devam eden yetişkin idiyopatik skolyozu ile karıştırılmamalıdır; dejeneratif skolyoz tamamen yeni başlayan bir durumdur. Genellikle 10 dereceyi aşan ve çoğunlukla bel bölgesinde görülen bu eğrilik, sadece yana doğru değil, aynı zamanda omurların birbiri üzerinde kaymasına ve dönmesine de yol açar.

Bu durumun kendisi yani eğrilik, sorunun sadece bir parçasıdır. Asıl sorun bu eğrilme ve çökmenin, omurilik kanalını ve sinir köklerinin çıktığı delikleri ciddi şekilde daraltmasıdır.

Dejeneratif Skolyoz Neden Olur?

Dejeneratif skolyoz nedeni için tek bir durumdan bahsetmek yetersiz olacaktır. Bu durum yıllar içinde biriken mikro hasarların ve yaşlanmanın getirdiği doğal aşınma ve yıpranmanın bir sonucu olarak ortaya çıkar. Omurganın dengesini bozan bu durumun en sık tetikleyicileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Faset Eklem Kireçlenmesi
  • Disk Dejenerasyonu
  • Ligamanların (Bağların) Kalınlaşması
  • Kemik Erimesi (Osteoporoz)

Faset Eklem Kireçlenmesi

Omurganın arka tarafında, her seviyede sağda ve solda bulunan küçük eklemler, omurganın dengeli hareket etmesini sağlar. Tıpkı bir diz eklemi gibi, bu eklemler de zamanla kireçlenebilir. Eğer bu kireçlenme bir tarafta (örneğin sol faset eklemde) diğer taraftan daha şiddetli olursa, o eklem artık görevini yapamaz. Desteğini kaybeden omurga, kireçlenen ve çöken tarafa doğru eğilir.

Disk Dejenerasyonu

Omurlar arasındaki diskler, içi su dolu yastıkçıklardır. Yaşla birlikte bu diskler suyunu kaybeder, incelir ve yüksekliklerini yitirir. İncelen disk, faset eklemlere daha fazla yük binmesine neden olarak oradaki kireçlenmeyi hızlandırır. Bazen diskin kendisi asimetrik olarak çöker (bir tarafı diğerinden daha fazla incelir) ve bu durum eğriliği doğrudan başlatır.

Ligamanların (Bağların) Kalınlaşması

Omurga dengesiz hale geldiğinde, vücut bir savunma mekanizması olarak omurgayı yerinde tutmaya çalışır. Omurga kanalının içindeki bağlar kalınlaşır. Bu kalınlaşma, zaten çöken bir omurgada dar olan sinir kanalını daha da boğar ve belirtilerin ağırlaşmasına sebep olur.

Kemik Erimesi (Osteoporoz)

Tek başına skolyoz yapmaz, ancak mevcut durumu çok daha kötü hale getirir. Kemik yoğunluğu azalmış (osteoporotik) bir omur, yükü taşıyamaz ve daha kolay çöker (kompresyon kırığı). Bu çökme kırıkları, özellikle asimetrikse, mevcut eğriliğin hızla artmasına veya ani bir denge bozukluğuna yol açabilir.

Dejeneratif Skolyoz Belirtileri Nelerdir?

Dejeneratif Skolyoz Belirtileri gençlik çağı skolyozunun aksine neredeyse her zaman belirti verir ve bu belirtiler ağrılıdır. Hastalar genellikle sırtım eğrilmiş şikayetiyle değil, bu eğriliğin yol açtığı sinir sıkışması belirtileriyle başvurur. Belirtiler yavaş yavaş, yıllar içinde yerleşir:

Bel ve Sırt Ağrısı

Ağrının bir kaynağı, kireçlenmiş faset eklemlerin kendisidir. Belde hissedilen, özellikle ayakta durunca veya yürüyünce artan, oturunca veya öne eğilince hafifleyen künt bir sızı şeklindedir. Hastalar sabahları yataktan kalkarken belirgin bir tutukluk yaşayabilir.

Kanal Darlığı Semptomu

Kanal Darlığı Semptomu dejeneratif skolyozun en sık görülen ve hastanın yaşam kalitesini en çok bozan belirtisidir. Eğrilen ve çöken omurga, içindeki omurilik kanalını daraltır. Hasta yürümeye başladığında, bacaklara giden sinirler sıkışır ve yeterince kanlanamaz.

Siyatik Ağrısı

Omurga yana doğru çökerken, sadece ortadaki ana kanalı değil, sinirlerin tek tek çıktığı yan delikleri de sıkıştırır. Bu durum siyatik olarak bilinen, tek bir bacağa yayılan, kalçadan topuğa kadar inebilen keskin ve elektrik çarpması benzeri bir ağrıya yol açar.

Duruş Bozukluğu ve Denge Kaybı

Eğrilik arttıkça, hastanın gövdesi bir yana doğru kaymaya başlar. Hastalar, aynada bir omuzlarının veya kalçalarının düşük, bir taraflarının içeri çökük göründüğünü fark edebilir. Dik durmakta zorlanırlar ve denge sorunları yaşayabilirler.

Dejeneratif Skolyoz Tedavisi

Dejeneratif skolyoz tedavisinde amaç, gençlerdeki gibi eğriliği tamamen düzeltmek değildir. Tedavinin birincil hedefi ağrıyı dindirmek ve hastanın fonksiyonlarını iyileştirmektir. Tedavi planı, hastanın şikayetlerinin şiddetine ve sinir sıkışmasının derecesine göre yapılır ve hastaların çok büyük bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilir.

1. Ameliyatsız Tedaviler

Hastanın şikayetleri hafif veya orta düzeydeyse, ilk tercih edilen her zaman cerrahi dışı yöntemlerdir:

Fizik Tedavi ve Egzersiz

Fizik Tedavi ve Egzersiz tedavinin temel direğidir. Buradaki amaç eğriliği düzeltmek değil, omurga etrafındaki kasları (özellikle karın ve derin sırt kaslarını) güçlendirerek omurgaya binen yükü azaltmak ve doğal bir kas korsesi oluşturmaktır. Esneme hareketleri ve hafif aerobik egzersizler (yüzme, bisiklet) kan dolaşımını artırır ve tutukluğu azaltır.

İlaçlar

Ağrılı dönemlerde, sinir çevresindeki ödemi ve eklemlerdeki iltihabı azaltmak için iltihap giderici ilaçlar veya basit ağrı kesiciler kullanılabilir.

Enjeksiyon Tedavileri

Kanal darlığına bağlı bacak ağrıları veya siyatik ağrısı için çok sık başvurduğumuz bir yöntemdir.

Epidural Steroid Enjeksiyonları

Görüntüleme eşliğinde, sıkışan sinirlerin çevresine (epidural alana) kortizon enjekte edilir. Enjeksiyon sinirdeki ödemi ve iltihabı baskılayarak bacak ağrısını aylarca hafifletebilir ve hastanın fizik tedaviye devam etmesine olanak tanır.

Faset Eklem Enjeksiyonları

Eğer ağrının ana kaynağının kireçlenmiş eklemler olduğu düşünülüyorsa, doğrudan bu eklemlerin içine veya eklemin sinirine enjeksiyon yapılarak bel ağrısı dindirilebilir.

Korse Kullanımı

Gençlerin aksine, buradaki amaç eğriliği durdurmak değildir. Yumuşak veya yarı sert bir bel korsesi, özellikle hasta ayakta uzun süre kalacaksa veya ağrılı bir iş yapacaksa, beli dışarıdan destekleyerek ağrıyı geçici olarak azaltabilir. Ancak kasları zayıflatmamak için sürekli kullanımı önerilmez.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Fazla kiloların verilmesi, bel omurgasındaki yükü doğrudan azaltmanın en iyi yollarından biridir. Yürüyüşler için baston veya yürüteç kullanmak, hastanın öne eğilmesini sağlayarak sinirleri rahatlatır ve yürüme mesafesini artırır.

2. Cerrahi Tedavi

Ameliyatsız yöntemlerin tümü denenmesine rağmen hastanın şikayetleri geçmiyorsa veya kötüleşiyorsa cerrahi bir seçenek haline gelir. Cerrahi kararının gerekçeleri şunlardır:

  • Hastanın yürüme mesafesinin birkaç dakika ile sınırlanması, yaşam kalitesinin ileri derecede bozulması.
  • Bacaklarda veya ayakta ilerleyici güç kaybı.
  • İdrar veya dışkı kontrolü ile ilgili sorunların başlaması.

Ameliyatın amacı, sinirleri sıkıştıran kemik ve bağ dokularını temizlemek ve eğrilik nedeniyle dengesiz hale gelen omurgayı sabitlemektir. Cerrah, vidalar ve çubuklar kullanarak omurganın dengesini yeniden sağlar ve sinirlerin geçtiği kanalları genişletir. Bu tedavi seçeneği hastanın bacak ağrılarından kurtulmasını ve tekrar yürüyebilmesini hedefler.

Dejeneratif skolyoz ciddi bir hastalıktır ve erken teşhisi tedavi açısından çok önemlidir. Kişiye özel tedavi yöntemlerimiz hakkında detaylı bilgi ve randevu almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Hangi dejeneratif skolyoz tehlikeli?

Dejeneratif skolyozda tehlike, genellikle eğriliğin derecesinden çok, ilerleme hızına ve sinir sıkışması (spinal stenoz veya kanal daralması) belirtilerine bağlıdır. Bacaklarda güç kaybı, yürüme mesafesinde belirgin azalma, idrar veya dışkı kontrolü sorunları yaratan veya dayanılmaz ağrıya neden olan durumlar tehlikeli kabul edilir.

Yaşla birlikte omurgada meydana gelen yıpranma, kireçlenme, fıtıklar ve bu yıpranmaya bağlı olarak gelişen omurga eğrilikleri bu polikliniğin ana ilgi alanıdır.

Buradaki düzelme kavramı, çocukluk skolyozundan farklıdır. Amaç, eğriliği tamamen düzeltmek değil, belirtileri (ağrı, sinir sıkışması) tedavi etmektir. Ameliyatsız yöntemler ağrıyı kontrol altına alarak yaşam kalitesini düzeltir. Eğriliğin cerrahi olarak düzeltilmesi ise sadece belirtilerin çok şiddetli olduğu vakalarda düşünülür.

Omurganın zamanla yaşlanması, yani omurlar arası disklerin su kaybetmesi, eklemlerin kireçlenmesi ve bağların kalınlaşması sonucu yapısının bozulmasıdır. Dejeneratif skolyozun zeminidir.

Daha önce skolyozu olmayan bir kişide, genellikle 50 yaşından sonra, omurganın yıpranması ve disklerin/eklemlerin asimetrik olarak çökmesi nedeniyle sonradan gelişen omurga eğriliğidir.

Dejeneratif disk hastalığı, fıtığın ana sebebidir. Yani dejenerasyon bir süreçtir, fıtık ise bu sürecin bir sonucu olabilir. Dejeneratif skolyozda bu ikisi sıkça bir arada görülür.

Dejenerasyon doğal bir yaşlanma sürecidir. Ancak bu yıpranma asimetrik olup omurga dengesini bozarak skolyoz yaratırsa veya sinirlere baskı yapan fıtık/kanal daralmasına yol açarsa tehlikeli veya daha doğrusu ciddi bir sorun haline gelir.

Ana neden zamanla oluşan aşınma ve yıpranmadır. Genetik yatkınlık, osteoporoz, obezite ve omurgaya binen yükler ve bu süreci hızlandırarak dejeneratif skolyoz gelişimine zemin hazırlar.

Bir dokunun (örneğin disk veya eklem kıkırdağının) orijinal yapısının bozularak işlevini kaybetmesi, yozlaşması, aşınması demektir.

En sık bel ağrısı şeklinde görülür. Ancak bu tip skolyozda çok yaygın olan kanal daralması (spinal stenoz) nedeniyle ağrı, kalçalara ve bacaklara da vurabilir. Özellikle yürümekle artan ve öne eğilmekle azalan bacak ağrısı bir belirtidir.

Evet, yapabilir. Bu durum, genç tip skolyozdan daha sıktır. Sinir sıkışmasına bağlı olarak bacaklarda uyuşma, kramp, güçsüzlük ve ağrı gelişebilir. Bu da hastanın yürüme mesafesini kısaltır ve vitrin bakar gibi sık sık durup dinlenme ihtiyacı hissetmesine neden olur.

Amaç omurgaya yük bindirmeden kasları güçlendirmektir. Yüzme ve su içi egzersizler eklemlere yük bindirmediği için uygundur. Doktor veya fizyoterapist onayıyla yapılan klinik pilates ve germe egzersizleri de bel kaslarını destekler. Koşu ve zıplama gibi sporlardan genellikle kaçınılması önerilir.